Volvo, müşterilerinin talep ve ihtiyaçları doğrultusunda, Volvo’nun iç ortamının alerji ve astımla mücadele edenler için de güvenli ve rahat olması gerektiğinden yola çıkarak, kabin içindeki havanın kalitesini artırmak için 2 ayrı sistem geliştirdi. Geliştirilen bu sistemler sonucunda Volvo S80, V70 ve XC70 modelleri İsveç Astım ve Alerji Derneği’nden onay aldı.
Çevre kirliliğinin günden güne arttığı dünyada, özellikle sanayileşmiş ülkelerde yaşayanların yüzde 45’inin çeşitli alerjilerle, yüzde 10’unun ise astım ile mücadele ettiği tahmin ediliyor. 1950’lerden itibaren gerçekleşen ciddi artışın nedenlerini nitrojen oksitler, yer düzeyindeki ozon, partikül ve polenler gibi havayı kirleten maddelerde arayabiliriz.
Volvo Cars, 1990’ların ortasında, aşırı hassas kişiler için otoomobilin içinde güvenli bir ortam yaratmak amacıyla teknik özellikler ve test prosedürleri geliştirerek çalışmalara başladı. Bu çalışmaların somut sonuçlarının görülebildiği ilk model ise 1998’de piyasaya çıkan Volvo S80 oldu.
Güvenli kabin havası sağlamak amacıyla iç ortamda yapılan çalışmalar hava kalitesini iyileştirmeye ve temas alerjilerini önlemeye yönelik oldu. Volvo Cars, kabine giren havanın olabildiğince temiz olmasını sağlamak için 2 sistem geliştirdi; IAQS (İç Hava Kalitesi Sistemi) ve CZIP (Temiz Bölge Kabin Paketi). IAQS gelen havanın kalitesini takip ederek zararlı madde oranı yükseldiğinde hava girişlerini kapatıyor. Çok katmanlı filtre ile parçacıkların ve polenlerin engellenmesinin yanısıra, aktif karbon ile kokular ve yer düzeyindeki ozon da süzülüyor. CZIP ise otomobilin uzaktan kumandayla açıldıktan sonra bir dakika süreyle kendiliğinden havalandırılmasını sağlıyor. Bu sistem, İsveç Astım ve Alerji Derneği tarafından tavsiye ediliyor.
Kokusuz Ortam
Kabin içindeki havaya yönelik amaç, iç havanın dışarıdan alınan havadan daha temiz olmasının yanında, kabin içindeki malzemelerin salınımlarının da düşük olmasını sağlamak. Volvo Cars’ın hedefi, “yeni otomobil kokusu” olarak adlandırılan ancak, aslında içerideki PVC ile bazı metallerden kaynaklanan salınım kokusu olan ve yüksek sıcaklıkta artarak duyarlı kişileri rahatsız eden bu kokunun tümüyle önüne geçmek. Volvo Cars Temiz Kabin Sorumlusu Andreas Andersson konu ile ilgili olarak, “yoğun kokular astımı tetikleyebildiği için tüm kokuları asgariye indirmeye çalışıyoruz” dedi.
Güvenli kabin havası sağlamak amacıyla iç ortamda yapılan çalışmalar hava kalitesini iyileştirmeye ve temas alerjilerini önlemeye yönelik oldu. Volvo Cars, kabine giren havanın olabildiğince temiz olmasını sağlamak için 2 sistem geliştirdi; IAQS (İç Hava Kalitesi Sistemi) ve CZIP (Temiz Bölge Kabin Paketi). IAQS gelen havanın kalitesini takip ederek zararlı madde oranı yükseldiğinde hava girişlerini kapatıyor. Çok katmanlı filtre ile parçacıkların ve polenlerin engellenmesinin yanısıra, aktif karbon ile kokular ve yer düzeyindeki ozon da süzülüyor.
"Sistem sizin için düşünüyor ve hava girişlerini, örneğin bir tünelden geçerken kapatıyor."
CZIP ise otomobilin uzaktan kumandayla açıldıktan sonra bir dakika süreyle kendiliğinden havalandırılmasını sağlıyor. Bu sistem, İsveç Astım ve Alerji Derneği tarafından tavsiye ediliyor.
Solunan hava değerlendiriliyor
Kabindeki malzemelerin salınımını engellemek için, daha ilk aşamada dikkatli malzeme seçimi yapıyor. Bundan da ötesi, hava kalitesindeki etkinin ölçümlenebilmesi için iç parçaların fırınlarda ısıtılması yoluyla testler yapılıyor.
Andreas Andersson, "Havada ne olduğunu, insanların neyi soluduğunu ölçümleme yolunu seçtik," diyor. Volvo üç farklı formatta test uyguluyor: Tek tek parçalar, sistemler ve otomobillerin tamamı üzerinde.. Otomobiller üzerinde yapılan güneş simülasyon testlerinde, sıcak bir yaz gününün koşulları yaratılarak otomobiller 65 derece sıcaklığa kadar ısıtılıyor. Sonrasında Volvo Cars “Koku Timi” nin farklı nesneleri koklaması ve bu kokuların yoğunluğunu test etmeleri ile işlem tamamlanıyor.
Temas Alerjilerini önlemek için Nikel ve Kroma karşı yüksek koruma
Temas alerjilerini engellemek için, metalik yüzeylerden salınan nikel asgariye indirilirken kullanılan derilerin tabaklanmasında krom yerine doğal bitki özü kullanılıyor. Volvo otomobillerinde kullanılan tüm deri ve kumaşlar, kumaştaki zararlı maddeleri denetleyen uluslararası bir kurum olan Öko-Tex Standard 100’e uyum sağlıyor.
Temiz kabin ortamına yönelik ilginin arttığını belirten Andersson, “Japonya, Çin ve Kore, yeni yasal düzenlemeler yapacaklarını duyurdu. Bunu daha önce herhangi bir pazarda görmemiştik. Ama müşterilerin iç ortama yönelik ilgisi Avrupa’da ve Amerika’da da artıyor” diyerek sözlerini noktaladı.