- Volvo’nun Benzersiz Yan Darbe Koruma Sistemi (SIPS) dünyanın ilk kapıya yerleştirilmiş hava perdesiyle etkileşimli olarak çalışarak yan darbelere ve devrilmeye karşı daha iyi koruma sağlıyor
- Suyla şekillendirilmiş Çok Güçlü Çelikten ön cam direkleri, ROPS (devrilmeye karşı koruma sistemi) çubukları, emniyet kemeri gergi sistemleri ve kapılara yerleştirilen hava perdeleriyle birlikte daha etkili devrilme koruması sağlıyor
- Gövde yapısı takviyeli yan bölümlerle daha da geliştirildi ve böylece önden çarpışmada oluşan güç daha etkili bir şekilde geriye doğru aktarılıyor
- Volvo’nun Boyun Koruma Sistemi (WHIPS) yeni Volvo C70’te standart
- Sert gövde ve dengeli şasi otomobilin beklenmedik durumlarda bile kolay kontrol edilebilmesini sağlıyor
- IDIS, sürücüyü destekleyen gelişmiş bilgi sistemi
- Çelik tavan ve Özel Kilit ile kişisel güvenlik
Yeni Volvo C70 hem önleyici güvenlik hem de koruyucu güvenlik bakımından piyasadaki en güvenli cabriolet’lerden biri olacak şekilde geliştirildi.
Otomobil üstü açık bir araçta görülmeyen çözümler sunan bir gövde yapısına sahip. Sabit tavan bulunmaması çeşitli takviyeler ve gelişmiş teknolojiyle telafi edildi.
İlk C70 1996’da piyasaya sunulduğunda da hedef piyasadaki en güvenli cabriolet’lerden biri olmasıydı. Ama Volvo Cars ikinci nesil Volvo C70’in her alanda daha da güvenli olabileceğine karar verdi.
Volvo Cars Güvenlik Merkezi müdürü Ingrid Skogsmo, “Bu büyük bir hedefti ama bugün cabriolet’lerin güvenliğiyle ilgili çok daha fazla bilgiye sahibiz” diyor. “Cabriolet tipi araçların ne tür kazalara maruz kaldığını ve korumanın nasıl geliştirilmesi gerektiğini biliyoruz. Bu sadece koruyucu güvenlik meselesi değil. Kazaları önlemek de en az bu kadar önemli çünkü cabriolet’ler bazen biraz daha aktif bir şekilde kullanılıyor”.
Yeni Volvo C70 daha güvenli sürüşe katkıda bulunan kapsamlı bir güvenlik çözümleri sistemine sahip ve bunların çoğu standart. Ama bütün bunlara rağmen yine de bir kaza olursa, çeşitli koruma sistemleri devreye giriyor.
Gelişmiş yan koruma ve devrilme koruması sağlayan farklı yaklaşım
Ingrid Skogsmo, “Amacımız yeni Volvo C70’in Volvo’nun sedan modelleriyle aynı etkili yan darbe korumasına sahip olmasını sağlamaktı” diyor. “Ama otomobil sabit bir tavana sahip olmadığı için farklı çözümler bulmamız gerekti”.
Yandan bir darbede en iyi korumayı sağlamak için Volvo’nun Yan Darbe Koruma Sistemi (SIPS) daha da geliştirildi. Yandan çarpışmada B sütunu da denilen orta sütun büyük bir yüke maruz kalır. Sedan modelinde bu güç tavan yapısına dağıtılıyor. Cabriolet’de ise bu mümkün değil çünkü yan sütunlar otomobilin omuz bölgesinde sona eriyor. Bu nedenle yan darbe korumasının biraz daha farklı bir şekilde hazırlanması gerekiyor. Çarpışma güçlerinin öne, arkaya ve aşağı doğru gövde yapısına yönlendirilmesi gerekiyor ve gövde yapısındaki çeşitli enlemesine elemanlar ve takviyelerden oluşan entegre sistem yolcu bölümünün mümkün olduğunca sağlam kalmasını sağlıyor.
B sütunlarında birbirine güçlü, enlemesine taban elemanıyla bağlanan ek takviyeler bulunuyor. Otomobilde toplam beş enlemesine eleman ya da duvar bulunuyor. Her bir B sütunu ile enlemesine eleman arasındaki esnek darbe emici kutu da çarpışma gücünün emilmesine yardım ediyor.
Yan camların eşikleri Volvo sedan modellerine göre çok daha güçlü bir profile sahip ve lazerle kaynaklandıkları için daha güçlüler. B sütununun arkasında kalan bölüm de yükseltildi ve bir kaza durumunda diğer araç bir arazi aracı gibi büyük bir araç olsa da daha iyi koruma sağlanıyor.
Kapılar yandan çarpışmalara karşı korumada önemli bir rol oynuyor. Enlemesine olarak yerleştirilmiş çelik bir profile sahipler ve böylece hasarın yolcu bölümüne ulaşmasını önlemeye yardım ediyorlar. Kapılar ayrıca çarpışma sırasında B sütunlarına takılacak ve kapalı kalacak şekilde tasarlandı. Böylece çarpışma sırasında oluşan yükler öne, arkaya ve gövde yapısına etkili bir şekilde dağıtılabiliyor. Yolcu bölümünün önündeki enlemesine elemanlar ve arka koltuğun arkasındaki at nalı şeklindeki bir eleman çarpışma sırasında oluşan güçleri gövdenin diğer tarafına aktarıyor ve böylece yolcu bölümündeki hasar riskini azaltıyor.
Benzersiz kapıya yerleştirilmiş hava perdeleriyle bütün koltuklardaki gergi sisteminin etkileşimi
Yandan çarpışma ve devrilmelere karşı korumanın önemli bir bölümünü hava perdesi, IC, oluşturuyor. Hava perdesi yeni Volvo C70’te benzersiz bir tasarıma sahip. Ingrid Skogsmo, “Perdenin tutturulabileceği bir tavan elemanı olmadığı için kapıya takıldı” diyor, “Devreye girdiğinde yukarı doğru açılıyor”.
Perde çift sıralı ve aralarında biraz boşluk olan hava şeritleriyle daha sert bir yapıya sahip. Bu sayede hava perdeleri dik duruyor ve cam açıkken bile başın etkili bir şekilde korunmasını sağlıyor. Hava perdesi ayrıca yavaş bir şekilde sönerek otomobilin devrilmesi durumunda koruma sağlamaya devam ediyor. Bu da otomotiv dünyasında benzersiz bir çözüm.
Ön koltuklardaki yolcular hava perdesine ek olarak yan hava yastıklarına da sahip ve bunların büyüklüğü hem göğüs hem de kalça bölgesini kaplayacak şekilde ayarlandı. Hava perdesi emniyet kemeri gergi sistemleriyle birlikte çalışarak ön koltuktaki yolcular için yandan bir çarpışmada ya da devrilme türü bir kaza da en iyi korumayı sağlıyor. Dört koltukta da kemer gergi sistemi var.
Suyla Oluşturulmuş Ön Cam Sütunları Çok Sağlam Çelikten Yeni Volvo C70, daha çok dinamik, atak şasisi ve çok sert gövdesi sayesinde çok dengeli bir yol tutuşuna sahip. Bu nedenle otomobilin devrilme riski çok düşük ama yine de göz ardı edilemez. Otomobil A, B ve C sütunları olan sabit bir tavana sahip olmadığı için, A sütunu denilen ön cam sütunları üzerindeki yük son derece yüksek.
Ingrid Skogsmo, “Yeni C70’teki A sütunları her şeye rağmen otomobil devrilirse çok yüksek güçlere dayanacak şekilde tasarlandı” diyor.
Bu gücü sağlayan da malzeme (Çok Güçlü Çelik) ve gelişmiş bir üretim yöntemi (suyla oluşturma). Bu yöntemde borunun içi çok yüksek basınçlı suyla şekillendirilirken aynı anda dışı döner çekiçlerle işleniyor. Böylece suyla oluşturulmuş bir profil tek parça olarak değişen şekilde ve kalınlıkta tasarlanabiliyor. Bu nedenle yeni Volvo C70’teki A sütunları herhangi bir ek yeri ya da sert açılar olmadan şekillendirilebildi. Ayrıca gövde tabanına kadar da uzanıyorlar.
ROPS çubukları daha da geliştirildi
Önceki modelde olduğu gibi yeni Volvo C70’te de aracın devrilmesi durumunda arka koltuktaki yolcuların arkasından çıkan ve ek koruma sağlayan güçlü metal çubuklar bulunuyor. Devrilmeye Karşı Koruma Sisteminin (ROPS) parçası olan bu çubuklar bazı bakımlardan daha da geliştirildi. Daha da güçlendirildiler ve artık ateşlemeli bir sistemin yardımıyla devreye giriyorlar, böylece öncekine göre çok daha çabuk açılıyorlar. Yeni Volvo C70’te gerçek camdan üretilen bir arka cam olduğu için, tavanın kapalı olması durumunda bu çubuklar camdan dışarı çıkıyor. Bu nedenle camı kırmak için uçlarında küçük, sert metal çıkıntılar bulunuyor.
Kontrollü darbe emme yeteneği sağlayan patenti alınmış ön bölüm Yeni Volvo C70 aynı büyüklükteki bir sedan ile aynı güvenliği sağlama hedefiyle geliştirildi. Ön bölüm bölgelere ayrılıyor ve her birinin çarpışma sırasında darbenin emilmesiyle ilgili farklı bir görevi var. Çarpışmanın gücü yolcu bölümüne yaklaştıkça malzemeler daha az darbe emmeye (deforme olmaya) başlıyor. Her bölgenin uygun özelliğine sahip olmasını sağlamak için çeliğin kalitesi bölgeden bölgeye değiştirildi. Dört farklı türde çelik kullanıldı. Normal gövde çeliğinin yanında, üç farklı kalitede çok güçlü çelik kullanılıyor: Yüksek Güçte Çelik, Ekstra Yüksek Güçte Çelik ve Ultra Yüksek Güçte Çelik.
Cabriolet bir aracı sedan modelinden ayıran şey çarpışmada oluşan gücün gövde yapısında yukarı doğru yönlendirilememesi. Ingrid Skogsmo, “Sabit bir tavan olmaması, önden ya da ön köşeden çarpışmada oluşan gücün gövdenin yan tarafı boyunca iletilmesini gerektiriyor” dedi.
Bu da kapılara daha fazla yük binmesi anlamına geliyor ve bu nedenle kapıların üst kenarı da güçlü, uzunlamasına bir alüminyum çubukla güçlendirildi. Burada amaç çarpışmada oluşan gücü gövde yapısında arkaya doğru ileterek yolcu bölümünün sağlam kalmasını sağlamak. Tabanda bu güçler sağlam gövde eşikleri yoluyla arkaya yönlendiriliyor.
Küçük boyutlu motorlar ve etkin yerleşim tekniği
Motorlar da küçük dış boyutları ve motor bölümündeki etkin yerleşim tekniği sayesinde yeni Volvo C70’teki koruyucu güvenliğe katkıda bulunuyor. Motorlar enlemesine yerleştirildiği için, küçük boyutları motor ile yolcu bölümü arasında geniş bir alan bırakıyor. Bir çarpışma durumunda motor 150 mm geriye doğru hareket ettikten sonra krank mili yolcu kabinini önündeki enlemesine çubuğa temas ederek duruyor. Direksiyon kolonu 140 mm katlanabiliyor. Bu bölgenin deforme olması durumunda yatay olarak hareket ediyor ve böylece bu otomobil modelinde hava yastığının en iyi şekilde görevini yapabilmesi sağlanıyor. Önden çarpışmada darbe emici bölgeler aracın içindeki çift aşamalı hava yastıkları, emniyet kemeri gergi sistemleri ve yük sınırlandırıcılarıyla birlikte hareket ederek yolcuların en iyi şekilde korunmasına yardım ediyor.
Diğer yol kullanıcıları için koruma
Gövdenin yuvarlatılmış şekli ve düz yüzeyleri yayalar, bisikletliler ve diğer yol kullanıcılarının yaralanma riskini azaltmaya yardım ediyor. Önde ayrıca tamponun önünde bacak yaralanması riskine karşı yumuşak, darbe emici bir yapı bulunuyor. Motor kapağı ve ön çamurluklar da darbeyi emecek ve yaralanma riskini azaltmaya yardım edecek şekilde tasarlandı.
Arkadan çarpışma
Yeni Volvo C70 arkadan çarpışma durumunda etkili koruma sağlayacak şekilde tasarlandı.
Arkadaki uzunlamasına elemanlar kontrollü bir şekilde darbeyi emiyor. Aracın yan kapı eşiklerine bağlı oldukları için çarpışmanın şiddetini gövde yapısında öne doğru aktarıyorlar. Üst tarafa doğru da arka koltuğun arkasındaki at nalı şeklindeki eleman ve koltuk arkalığının arkasındaki çift metal duvar yolcu bölümünde hasar riskini azaltmaya yardım ediyor. Tavan açıksa (yani, bagajdaysa), çift duvarla birlikte çarpışma gücünü emiyor.
ROPS çubukları arkadan çarpıldığında da yukarı doğru çıkıyor. Burada amaç arkadan çarpan araçtan gelen uçan cisimlerin yolculara çarpmasını önlemek.
Volvo’nun boyun zedelenmelerinden koruma sistemi WHIPS piyasadaki en etkili sistemlerden biri ve yeni Volvo C70’te standart. Arkadan güçlü bir çarpışma durumunda, koltuk arkalığı ve başlığı koltukta oturan yolcunun vücut hareketini izliyor.
Önleyici güvenlik
Ingrid Skogsmo, “Yeni Volvo C70’i kullanmak çok zevkli” diyor. “Sürüş zevki de Volvo Cars’da sürüş güvenliğiyle el ele yürüdüğü için aynı zamanda otomobilin beklenmedik durumlarda bile kolayca kontrol edilebilmesi anlamına geliyor. Her zaman istikrarlı ve tahmin edilebilir şekilde davranıyor.”
Yeni Volvo C70, daha da geliştirilen ve güçlendirilen gövde yapısı sayesinde eski C70 modeline göre iki kat daha yüksek bükülme sertliğine sahip. Sertlik dengeye ve tahmin edilebilir sürüş özelliklerine katkıda bulunuyor. Şasi tasarımı da geniş dingilleri ve uzun dingil mesafesiyle sürüş dengesi üzerinde olumlu bir etkiye sahip.
- Ön dingilin genişliği 1550 mm (önceki C70 modeline göre 29 mm daha geniş)
- Arka dingilin genişliği 1560 mm (önceki C70 modeline göre 39 mm daha geniş)
- Dingil mesafesi 2640 mm (önceki C70 modeline göre 24 mm daha kısa)
Bağımsız süspansiyon kullanılıyor; önde MacPherson kolları ve arkada da çok kollu bir dingil var.
DSTC (Dinamik Denge ve Çekiş Kontrolü) denge sistemi standart ve araç çizgisinden ayrılma eğilimi gösterdiğinde bunu düzeltiyor.
ABS frenler son derece etkili; acil fren desteği EBA ve arka tekerleklerde elektronik fren gücü dağıtımı var.
IDIS: Akıllı Sürücü Bilgi Sistemi
Sürücü Bilgilendirme Sistemi IDIS 2003 yılında Volvo Cars tarafından sunuldu.
IDIS sürekli olarak otomobildeki çeşitli işlevleri izliyor, örneğin direksiyon simidinin hareketi, gaz pedalının hareketi, sinyaller ve frenleme. Bu bilgiler işleniyor ve belli bir etkinlik düzeyinde, güvenlik açısından önemli olmayan bilgiler bekletiliyor, örneğin gelen bir telefon ya da kısa mesaj. Bu, IDIS’in sollama ya da frenleme olarak algıladığı durumlarda olabilir.
IDIS, entegre telefon olsun ya da olmasın yeni Volvo C70’in bütün modellerinde standart. IDIS gelecekte otomobildeki bütün etkenleri göz önünde bulundurabilen daha da kapsamlı bir bilgi sisteminin parçası olacak. Burada amaç sürücünün stresini daha da azaltmak ve böylece aracını daha rahat kullanmasını sağlamak.
Çelik tavanla güvenli sürüş
Açılıp bagajın içine giren tavan C70 sahibine iki farklı deneyim sunuyor; üstü açık bir şekilde otomobil kullanma zevki ve şık bir yolcu bölümünün konfor ve kişisel güvenliği. Çelik tavan aynı zamanda hırsızlık riskini azaltmaya da yardım ediyor.
Arka cam gerçek camdan üretiliyor ve normal bir cabriolet’deki camdan çok daha büyük. Arkaya doğru çok daha iyi görüş sağlıyor ve tavan kapalıyken otomobilin gövde sertliğinin arttırılmasına yardım ediyor. Yeni Volvo C70’teki güvenlik ayrıca eşyalarınızı kilitleyebilme olanağını içeriyor. Otomobilin eşya bölmelerinin bazıları merkezi kilit sistemine bağlı ve böylece uzaktan kumandayı kullanarak kolayca kilitlenebiliyorlar. Private Locking (Özel Kilit) adı verilen bütünüyle yeni bir sistem de sunuluyor ve bu sayede bazı bölümler anahtarla torpido gözünden kilitlenebiliyor. Özel Kilit özellikle tavanı açık park edilmiş bir cabriolet’de çok kullanışlı.
Ingrid Skogsmo, “Volvo Cars için bir cabriolet’de bile yüksek düzeyde güvenlik sunabilmek çok önemli” diyor, “Üstü açık bir otomobilde oluşan sorunları çözmek için yeni yollar bulmaya çalıştık.”